Çevresel Nedenler

    0
    324

    Çevresel Nedenler

    Gebe kalamamanın nedenleri araştırılırken çiftlerin bir kısmında araştırma sonuçsuz kalır ve bu durum “açıklanamayan infertilite” adını alır. “Açıklanamayan infertilite” konu hakkında bilimsel veriler arttıkça giderek daha iyi anlaşılabilir hale gelmektedir. Örnek olarak, tüp bebek yöntemlerinin henüz gelişmediği dönemlerde kadının tüplerinin açık, erkeğin spermlerinin de normal olmasına karşın “açıklanamayan” gebe kalamama olguları, laboratuar yöntemlerinin gelişmesi sayesinde günümüzde giderek açıklanabilir hale gelmektedir. Her geçen sene “açıklanamayan infertilite” olgularının oranı giderek azalmaktadır.

    Son zamanlarda günlük yaşamda maruz kalınan çeşitli maddelerin sperm hücresi ve/veya yumurta hücresi ve/veya sperm-yumurta birleşimi üzerindeki olumsuz etkilerinin saptanmasıyla gebe kalamama nedenleri arasında yeni bir alt başlık oluşturulabilecek kadar fazla bilgi toplanabilmiştir. Aşağıdaki yazıda 2000-2001 yılında bu konuda yapılan çalışmalardan elde edilen verilerin özetini bulacaksınız.

    Bu etkenler insanın kendi alışkanlıklarından kaynaklanabileceği gibi iş yaşamında veya günlük yaşamında karşılaştığı maddeler de olabilmektedir. “Açıklanamayan infertilite” olguları değerlendirilirken artık kişinin iş yaşamı, sosyal yaşamı ve alışkanlıkları da ayrıntılı olarak değerlendirilmekte ve çiftlere, zararlı olması muhtemel etkenin giderilmesi için gerekli önerilerde bulunulmaktadır.

    Etken

    Kadında oluşması muhtemel etki(ler)

    Erkekte oluşması muhtemel etki(ler)

    Sigara dumanı

    gebe kalamama, geç gebe kalma, IVF (tüp bebek) başarı oranının düşmesi

    düşük meni hacmi, dölleyebilme yeteneğinde azalma

    Alkol

    adet düzensizlikleri, gebe kalma süresinde uzama, düşük riskinde artış

    bilinen bir etki yok (aşırı alkol kullanımı erkeklerde testislerde ufalmaya neden olabilir)

    Perkloretilen (kuru temizleme sanayi)

    gebe kalma süresinde uzama, düşük riskinde artış

    eşte düşük riskinde artış

    Toluen (matbaacılık)

    gebe kalma süresinde uzama

    eşte düşük riskinde artış

    Etilen oksit (tıpta cerrahi aletlerin sterilizasyonunda kullanılan bir madde)

    düşük riskinde artış

    eşte düşük riskinde artış

    Nitröz oksit (anestezik bir madde)

    gebe kalma süresinde uzama

    eşte düşük riskinde artış

    Radyant ısı (kaynakçılık, seramik ve döküm sanayi, gıda sanayinin çeşitli dalları)

    bilinen bir olumsuz etki yok

    sperm kalitesinde azalma

    Aşır metaller (başta manganez ve kurşun) (çelik imalat, maden ocakları, alkalen kuru pil üretimi)

    düşük riskinde artış

    impotans (peniste sertleşmenin olmaması), libido azalması (cinsel istek azalması, dölleyebilme yeteneğinde azalma, meni kalitesinde azalma

    Organik çözücüler (boyacılık, kuaförlük)

    gebe kalamama, gebe kalma süresinde uzama, adet düzensizlikleri, düşük risklinde artış

    libido azalması, eşte düşük riskinde artış

    Klorohidrokarbonlar (çevresel atık-günümüzde oldukça azaldı)

    Tetraklorodibenzodioksin (çevresel atık)

    endometriozis, düşük riskinde artış, gebe kalamama

    bilinen bir olumsuz etki yok


    Yukarıdaki etkenlerin bazılarıyla ilgili ek bilgiler

    Sigara

    Sigara dumanında bulunan yaklaşık 4000 farklı kimyasal madde arasında 43 kanserojen madde, 300 üzerinde polisiklik aromatik hidrokarbon insan sağlığını olumsuz etkilemektedir. Hem aktif (bireyin sigarayı kendisinin kullanması) hem de pasif (bireyin sigara içilen ortamlarda bulunması) sigara kullanımı kadında gebe kalma ve gebeliği devam ettirme aşamasında sorunlara yol açabilmektedir.

    Sigara kullanımı gebe kalma süresini uzatması dışında, ART (Asiste Reproduktif Teknolojiler, yani tüp bebek ve dişer yöntemler) başarısını da olumsuz etkileyebilmektedir.

    Sigara kullanımının erkeğin dölleyebilme yeteneğini olumsuz etkilediğine dair kesin bilimsel bir veri bulunmamasına karşın, son çalışmalar özellikle sınırda meni parametreleri olan erkeklerin sigarayı bırakmaktan fayda göreceğine işaret etmektedir.

    Alkol

    Alkol de aynen sigara gibi özellikle kadının üreme sistemini ve üreme özelliklerini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu etkiler günlük alınan alkol miktarı ile doğru orantılı olmakla beraber henüz gebeliğin planlandışı aşamada ve gebelik döneminde “alımına müsaade edilebilecek minimum alkol miktarı” belirlenebilmiş değildir.

    Çevresel atıklar

    Her ne kadar çevresel atıkların dünyadaki tüm canlıların yaşamları üzerindeki olumsuz etkileri giderek anlaşılsa ve bu etkileri gidermek için ciddi önlemler alınmış olsa da (örneğin klorohidrokarbonların endüstriyel kullanımdan çıkarılması (popüler örnek: deodorantlar)), çağdaş insan her geçen gün yeni kimyasal maddelerle ve hatta yeni “radyasyon” türleriyle karşılaşmaktadır (cep telefonları, bilgisayarlar gibi).

    Bu çevresel “atıklar” insan bedenini maruz kalınan dozla doğru orantılı şekilde etkilemekte ve kişinin kendine özgü genetik ve bedensel özellikleri etkinin oluşmasında belirleyici rol oynamaktadır.

    Henüz cep telefonları, bilgisayarlar, mikrodalga fırınlar gibi günlük yaşamın önemli parçaları olan aletlerin insan üzerinde olumsuz etkiler gösterdiğine dair kesin bilgiler yoktur. Ancak elbette örnek olarak bundan 10 yıl sonra bu konudaki bilimsel verilerin neler göstereceğini doğru bir şekilde tahmin etmek de güçtür.