Doğum Sonrası Atılan Ek Oluşumlar

Bebeğinizin ilk ağlaması ile birlikte tüm hamileliğiniz boyunca bebeğiniz ile sizin aranızdaki iletişim merkezi olan plasentanın da görevi sona erer. Doğumunuzun bundan sonraki üçüncü ve son aşaması plasentanın doğumudur.

Bebek doğduktan sonra kasılmaların sıklığı ve şiddeti azalır. Birkaç kasılma ile birlikte plasenta yapıştığı yerden ayrılır. Doğumunuzu yaptıran doktor bunu fark edebilir ve sizden son bir kez ıkınmanızı isteyebilir. Bu ıkınma ile plasenta ve zarlar vücut dışına atılır.

Üçüncü evre plasentanın doğumunu simgelemekle birlikte doğumdan sonraki ilk 1 saat de doğumun üçüncü evresine dahil edilir. Bunun nedeni doğum ve onu takip eden ilk saat içinde görülebilecek olan komplikasyonlardır.

Doğumu takiben plasentanın ayrılması ve vajinal kanal yolu ile atılması birkaç dakikadan 30 dakikaya kadar sürebilir. Plasenta bu süre sonunda ayrılmaz ise doktorunuz sezaryende olduğu gibi eli ile plasentayı rahim içinde yapıştığı yerden ayırıp alabilir. Plasentanın ayrılmamasının en önemli nedeni uterus kası içerisine doğru yerleşmiş olmasıdır. 3 değişik aşamada olan bu durumun en ciddi formu plasenta percrata adı verilen ve plasentanın sadece rahmin içini döşeyen endometriuma değil kas tabakası olan myometrium ve onu çevreleyen zar olan serozaya kadar ilerlemesidir. Bu çok tehlikeli bir durumdur ve doğum sonrası rahmin alınması gerekir.

Plasentanın ayrılması ile birlikte annede titreme nöbeti görülebilir. Bu normal bir durumdur ve birkaç dakika içinde kendiliğinden geçer.

Doğumun üçüncü evresindeki en önemli komplikasyon rahmin içi boşaldığı halde kasılamamasıdır. Uterin atoni adı verilen bu durum çok tehlikelidir ve doğum sonrası kanamaların en sık görülen nedenidir (%70). Çeşitli ilaçlar ve yöntemler ile rahmin kasılması sağlanamaz ise ameliyat ile alınması gerekebilir.

- A word from our sposor -

spot_img

Doğum Sonrası Atılan Ek Oluşumlar