Laparoskopik Ameliyatlar

0
398

Laparoskopik Ameliyatlar

Laparoskopinin Üstünlükleri Nelerdir?

  • Laparoskopi ile yapılan ameliyatlar dokulara ve organlara çok az zarar verir. Yani koruyucu bir cerrahi yöntemidir.
  • Karın açılmadığı için iltihaplanma riski ve ameliyat sonu yapışıklık ihtimali daha azdır.
  • Karın içi organları büyütülerek gözlemlendiği için cerrahi hakimiyeti daha iyidir.
  • Karın duvarı kesilmediği için ameliyat sonrası ağrı çok azdır.
  • Ameliyat sonu hastanede kalış süresi çok kısadır. Hasta aynı gün veya bir gün sonra taburcu olur.
  • Hasta çok kısa sürede normal yaşamına döner. Ortalama işe dönüş 7-15 gündür. Böylelikle iş kaybı çok azdır.
  • Karın duvarı kesilmediği için ameliyat izi kalmaz, karın fıtıkları olmaz ve estetik korunur.

Laparoskopi İle Yapılan Ameliyatlar…

Kısırlıkta Laparoskopi:

Kısırlıkta laparoskopi uzun yıllardır uygulanmaktadır. Hemen her kısırlık hastasında yapılmakta olan bir uygulama olmuştur. Bu yolla direkt olarak yumurtalıklar, yumurtalık kanalları, ve karın içi gözlemlenmektedir. Böylece kısırlığa neden olan birçok gizli neden ortaya çıkarılabilmekte ve aynı seansta çoğunun laparoskopik cerrahi yöntemlerle tedavi etmek mümkün olmaktadır.

Böylece yılarca bilmeden “ya tutarsa” mantığı ile harcanan yıllar ve masraf önlenmekte ve gerçek anlamda tedavi planlanmaktadır.

Yumurtalık kanalları kapalı olan hastaların kanalları bu yolla açılabilmektedir. Daha önce ameliyat olmuş, karın içinde yapışıklıkları olanlarda bu yapışıklıklar ayrılarak gebe kalma olasılığı arttırtmaktadır.

Polikistik over sendromu nedeniyle gebe kalamayanlarda yumurtalıklara yapılacak küçük girişimlerle gebe kalma olasılığı artmaktadır.

Dış Gebelik:

Dış gebeliğin laparoskopi ile ameliyat yapılması hem daha sonraki gebelik şansını korumak açısından üstündür, hem de hasta aynı günde evine gidebilir.

Endometriozis:

Laparoskopi sayesinde endometriozis giderek daha fazla gördüğümüz ve tanıdığımız bir hastalık haline gelmiştir. Bu hastalık ağrılı adet görmeye, sürekli kasık ağrısına, kısırlığa, cinsel ilişkide ağrıya ve çikolota kisti denen yumurtalık kistlerine neden olur. Bu hastalığın kesin tanısı ancak laparoskopi ile konur. Tanı konduğu takdirde hastalıklı dokular yakılarak tedavi edilir. Böylelikle hem hastalığın tanısı konur, hem tedavisi yapılır. Hastanın hem doğurganlığı da korunmuş olur, ve aynı gün evine gönderilir.

Yumurtalık Kist Ve Tümörleri:

Kanser olasılığı iyice araştırılıp bertaraf edildikten sonra tüm yumurtalık kistleri ve kitleleri laparoskopik olarak alınabilir. Eğer kitlelerin patlatmadan alınması istenirse karın içine sokulan torbalarla kitle hiç dağılmadan çıkartılır. Yumurtalıklarına hiç bir zarar verilmediği için hastanın hem doğurganlığı korunur, hem de aynı gün evine gönderilir.

Rahim Urları, (Myomlar)

Rahim urları (myomlar) büyüklükleri ne olursa olsun laparoskopik olarak çıkarılabilir. Karın içinde küçük parçalara ayrıldıktan sonra karın dışına çıkarılabilir. Laparoskopi organ koruyucu bir yaklaşımdır. İnsan vücudunda hiç bir organ fazla değildir. Her alınan organ eksikliğine bağlı yeni şikayetler ortaya çıkar. Rahimi alınan kadınların %30 unda ameliyat sonu yeni ve ciddi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Laparoskopi hastaya diğer ameliyatlar gibi yıpratıcı bir yük getirmediği için tüm organların alınması gerekli değildir. Hastanın yaşı ne olursa olsun eğer kanser olasılığı yoksa hastanın organlarının korunması için laparoskopi ile ameliyat yapılması çok büyük bir üstünlüktür. Bu ameliyatlardan sonra da hasta aynı gün evine gider.

Rahim Alınması (Histerektomi)

Rahimin alınması gereken durumlarda karından alınması düşünülen rahimin laparoskopik olarak alınması hastaya laparoskpik cerrahinin tüm üstünlüklerinden yararlandırır. Hasta 1 gün sonra evine gider ve en geç 15 gün sonra işine başlar.

Kısırlaştırma: (Sterilizasyon)

Hasta doğurganlığını sona erdirmek istediğinde laparoskopi ile çok kısa sürede bu işi yaptırabilir. Hasta aynı gün evine gider.

İdrar Kaçırma (Stress İnkontinans):

Doğum yapmış kadınların büyük bır kısmı belli bir yaştan sonra rahimin veya idrar kesesinin sarkmasına bağlı olarak öksürürken, gülerken veya ağır kaldırırken idrarlarını tutamazlar. Bu durum sosyal yaşantıyı olumsuz etkiler. Endoskopik yöntemlerle bunlara yapılacak olan ameliyatlar hem yakınmalarını ortadan kaldıracak hem de çok kısa sürede normal yaşantılarına dönmelerini sağlayacaktır. Ameliyattan sonra aynı gün evlerine gidebileceklerdir.

Rahim Sarkması:

Hastanın rahimi sarkmışsa çok basit bir yöntemle kordonları asılıp hastanın şikayetleri ortadan kaldırılır. Hasta aynı gün evine gider.

Ağrı Ameliyatları:

Sürekli kasık ağrısı, ve cinsel ilişki sırasındaki ağrıların sebebi çeşitlidir. Bunların laparoskopik tanısı ve tedavisi çok basittir. Örneğin hasta daha önce açık karın ameliyatı geçirmiş ve sürekli karın ağrıları var ise yapılacak olan laparoskopi ile karın içi yapışıklıkların açılması ile hastanın ağrısı yok olacaktır. Hastalarda endometrioz varsa hem tanısı konacak hem de tedavisi yapılacaktır. Bu tip ağrılarla yaşantısı kabus haline dönmüş kadınlara yapılacak olan L.U.N.A. denilen basit bir laparoskopik operasyonla hasta yeniden doğmuş gibi olur.

Kanser Cerrahisi:

Laparoskopi kanser cerrahisinde de hızla uygulanmaya başlamıştır.

Dünyada Laparoskopik Ameliyatların Yeri Nedir?

1980 den sonra laparoskopik cerrahi hızla gelişmiştir. Jinekologların tutucu davranmalarına karşın genel cerrahlar ABD de safra kesesi cerrahisinde hızla laparoskopiye geçmiş ve 1994 de safra kesesi ameliyatlarının %85’I laparoskopi ile yapılmıştır.

Kadın Doğum dada 1985 lerden sonra hızla laparoskopi yapılmaya başlanmıştır. Artık gelişmiş ülkelerde dış gebelik, yumurtalık kistleri, myomlar, ağrı ameliyatları yalnız laparoskopi ile yapılır hale gelmiştir. ABD de 1995 de yıllık yapılacak olan 600 bin rahim alma operasyonunun üçte birinin 200.000 laparoskopik olarak yapılacağı hesaplanmıştır. Hastanede kalış süresinin çok kısa olması, ameliyat sonrası ilaç kullanılması ve hemşirelik bakımının az olması nedeniyle özel sigorta şirketleri de laparoskopik cerrahiyi önermekte ve teşvik etmektedirler.

21. yüzyılın cerrahisi olarak kabul edilen laparoskopik cerrahi gelişmiş dünya da olduğu gibi ülkemizde de hızla yaygınlaşmaktadır.

Laparoskopik Ameliyat Tekniği

Ameliyathane koşullarında, jinekolojik muayene pozisyonunda genel veya lokal anestezi altında karın duvarından içeriye yerleştirilen özel bir iğneyle(Verres) CO2 (karbondioksit) gazı verilerek karın şişirilir. Böylece bağırsaklar operasyon sahasından uzaklaştırılarak karın içerisine optik ve cerrahi endoskopik aletlerin yerleştirilmesi sırasında yaralanmaları önlenir. Daha sonra görüş sağlayan (genellikle 10 mm fakat 1,9 mm incelikte olanları da vardır) optik ışık ve mercek sistemi göbek içerisinden açılan 1 santimetrelik bir kesiden karın içerisine yerleştirilir. Bunu takiben cerrahi aletlerin içerisinden geçtiği genellikle karın alt orta ve yanlarından gerektiği kadar 0,5 santimetrelik delikler açılarak operasyon yapılır. Bu sırada cerrah karın içerisinden elde edilen görüntüyü renkli bir televizyon ekranı olan monitörden izler. Karın içerisinde cerrahi işlemi yapmak için pensler, makaslar, elektrikle yakma ve yıkama cihazları, lâzer, otomatik veya elle dikiş atma aletleri kullanılabilir. İşlem bittikten sonra bazen kesilen dokular karın alt kısmında yapılan küçük bir cerrahi kesiden çıkarıldıktan sonra karın içi yıkanıp, kanama olmadığından emin olunduktan sonra aletler çıkarılır. Karındaki karbondioksit gazı en son çıkan alet aracılığı ile boşaltıldıktan sonra kesiler dikilerek kapatılıp hasta uyandırılır.

Hasta genellikle aynı gün veya ertesi sabaha kadar takip edildikten sonra evine gönderilebilir.