Meme Kanserinde Radyasyon Terapisi

0
446
Meme Kanserinde Radyasyon Terapisi
Meme Kanserinde Radyasyon Terapisi

Meme Kanserinde Radyasyon Terapisi

Meme Kanserinde Radyasyon Terapisi (Radyoterapi) yüksek enerjili ışımaların kullanılması ile kanser hücrelerinin bölünmesinin ve çoğalmasının önlenmesi işlemidir. Radyoterapi genellikle ameliyat sonrasında yapılır, ve ameliyat bölgesi civarında göğüste, göğüs duvarında ve kol altında kalmış olabilecek kanser hücrelerini öldürmeyi amaçlar. Çok seyrek olmakla birlikte, zaman zaman radyoterapi ameliyatlar öncesinde tümörün boyutunu küçültmek amacı ile de kullanılır.

Cerrahi müdahale tiplerinden birisi “breast-conserving therapy (BCT)” olup, bu yöntemde memenin tümü değil de yalnızca tümör ve çevresindeki doku temiz sınır (clear margin) elde edilecek genişlikte çıkartılır. BCT’nin ardından en azından 6 veya 7 haftalık radyoterapi uygulanır. Radyasyon tedavisine ameliyatlı bölgenin iyileşmesine zaman tanımak amacıyla genelde ameliyattan 1 ay sonra uygulanmaya başlanır. Radyoterapi ayrıca tüm memenin (mastectomy) alındığı durumlarda veya ileri derecedeki meme kanseri hastalarında tümörün küçültülmesi amacıyla da uygulanabilir.

Radyoterapi çeşitleri:

  • External Beam Radiation

  • Internal Beam Radiation

  • Intra-Operative Radiation

External Beam Radiation

Meme kanseri kadınlarda en yaygın uygulanan radyoterapi çeşidi “external beam radiaton” dır. Bu uygulama biçiminde radyasyon harici bir kaynaktan vücuttaki kanserli bölgeye uygulanır. Uzmanlar “external beam radiation” uygulamasını tanı amaçlı röntgen çekimlerine benzetirler, aradaki fark radyoterapinin daha uzun süreli ve yüksek dozlu oluşudur.

Radyoterapiye başlamadan önce doktor radyasyonun vücudun istenilen bölgesine nişanlanlanabilmesi amacıyla doğru açıları tesbit edecek ölçümleri yapar ve belirlenen noktalar mürekkeple hastanın cildine işaretlenir. Ameliyattan sonra tedavilerinin bir bölümü olarak radyoterapi alacak olan hastalar genelde en az altı hafta boyunca haftada beş gün hastanede yatmaya gerek kalmaksızın ayakta tedavi alırlar. Her tedavi seansı genelde birkaç dakika sürer; makina ayarlamalarıyla birlikte tüm seans 15 ile 30 dakika arası bir zaman alır ve ağrısız bir tedavi yöntemidir. Radyasyonun verilmesine başlanmadan evvel teknisyen odadan çıkar ve dışarıda iken içeriye yerleştirimliş bir kamera aracılığı ile hastayı önündeki monitörden gözlemler. Bunun yanısıra, “intercom” sistemi aracılığı ile hasta istediği zaman teknisyen ile sesli iletişim kurabilir.

“External beam” tipli radyoterapinin yan etkileri hastadan hastaya değişir. En yaygın yan etki aşırı yorgunluk olup, özellikle tedavinin son haftalarında artabilir. Aşırı yorgunluk hali olan hastalar mümkün olduğunca çok dinlenmelidirler. Radyoterapi esnasında birçok hasta normal iş yaşamlarını ve aktivitelerini sürdürebilirken, bazı hastalar da tedavi süreci tamamlanana dek iş ve aktivitelerini azaltmayı gerekli görebilmektedirler.


Hastanın sol göğsünde, radyoterapi sonrası
oluşmuş güneş yanığı benzeri oluşumlar.

Radyoterapinin diğer yan etkileri; neutropenia (akyuvarlardaki ani düşüş), memede şişme, memede ağırlık hissi, meme cildinde güneş yanığı benzeri değişiklikler ve iştahsızlık olarak görülebilir. Bu yan etkiler genelde 6 ve 12 ay arasında yok olurlar. Radyoterapinin sonuna doğru meme cildi nemli bir hal alabilir. Hastalar bol kıyafetler giyip, cildin daha çabuk iyileşebilmesi için havayla mümkün olduğunca fazla temasının sağlanması gerekir.

Radyasyon tedavisinin geçici yan etkileri:

  • Aşırı yorgunluk

  • Neutropenia (akyuvarlarda azalma)

  • Meme şişkinliği veya hassasiyet

  • Memede ağırlık hissi

  • Meme cildinde güneş yanığı tipinde değişiklikler

  • İştahsızlık

Çoğu durumlarda radyoterapinin bitiminde daha biçimli ve düzgün olmakla birlikte genel olarak memenin görünümünde ve duyularında bir değişiklik olmaz. Ender durumlarda memenin boyutunda değişiklik olabilir. Sıvı birikmesi (seroma) sonucu daha büyük olabilir veya dokulardaki değişiklikler sonucu daha küçülebilir.Bazı kadınlar radyoterapi sonrası meme cildini daha hassas olarak hissederken diğerleri de daha az hassas hissetmektedirler. Koltuk altı (axillary) lenf nodlarına uygulanan radyoterapi bazı kadınlarda lenf ödem (kolda kronik şişmeler)’e neden olabilmektedir. Lenf nodlarına radyoterapi alan hastalar genelde lenf ödem’i engelleyebilmek için kol egzersizi ve diğer aktivitelerle ilgili eğitilirler. Hamile kadınlarda cenine gelebilecek olası zararlar nedeniyle çoğu zaman radyoterapi almamaları önerilmektedir.

  • Radyoterapi alan bölgenin güneş altında kalmasından kaçının

  • Bol kıyafetler giyin, pamuk veya hava alan kumaşları tercih edin

  • Sıcak su yerine ılık suyla banyo yapın

  • Sütyen giymeniz gerekiyorsa sıkı sütyenler giymekten kaçının

  • Serin kompres uygulayabilirsiniz (soğuk kompres veya buz cildinize ayrıca zarar verebilir)

  • Tedavi edilen bölgeye losyon veya pudra uygulanması önerilmez

  • Radyoloji onkoloğunuz veya hemşireniz belirli belirli kremlerin kullanılmasını onaylayabilir.

  • Çoğunlukla radyasyon tedavisini etkileyebilecek veya ciddi yanıklara sebep olabilecek (yağ benzeri) herhangi bir maddenin cilt üzerinde olmaması gerekir.

Hasta seanslar arasında (seans esnasında değil) cildi rahatlatacak krem veya yağların kullanılması konusunda doktorlarıyla konuşmalıdır.

Internal Radiation

“Brachytherapy” (veya internal radiation) deneme aşamasında olan bir yöntem olup, meme kanseri hastalardaki uygulaması üzerindeki çalışmalar devam etmektedir. Radyasyonun harici bir kaynaktan verilmesi yerine radyoaktif maddeler doğrudan merkeze yakın meme dokusunun içine yerleştirilirler. “Brachytherapy” yönteminde 10 ile 20 arası plastik kateter cerrahi müdahale ile meme dokusunun içine tümörün yanına yerleştirilir. Bu kateterler radyoaktif maddenin vücutta hedeflenen bölgeye verilmesine yardımcı olur. Daha sonra teknisyenler radyoaktif madde içeren (Iridium-192) minik çekirdekleri kateterlere verirler. Bir hafta boyunca dokuz yada daha fazla sayıda olmak üzre, kataterler kısa bir süre için yüksek dozlu radyasyon almak için “brachytherapy” cihazına bağlanırlar. Tedavilerin her biri genelde 10 dakika sürer ve ağrısızdır. Çoğunlukla 1 hafta sonra tüpler çıkartılır.

“Brachytherapy” meme kanseri hastalara uygulanan standart tedavi yöntemi değildir. Ağız, serviks (rahim boynu) veya prostat gibi vücudun diğer organlarındaki kanserli bölgelere uygulanır.

“Brachytherapy” nin olası avantajları:

  • Tedavi süresini en az altı haftadan 1 haftaya indirgenmesi

  • Sağlıklı meme dokusunun daha az zarar görmesi

  • Radyoterapinin kemoterapiden önce verilmesi durumundaki hastalar, kemoterapiye başlama sürelerini kısaltmış olurlar

  • Cilt üzerinde kızarıklık, isilik veya tahriş gibi daha az yan etki,

Doktorlar “brachytherapy” nin meme kanseri hücrelerini yok etme konusunda “external beam radiation” kadar etkili bir yöntem olup olmadığı konusunda henüz emin değiller. “Brachytherapy” nin ne derece etkili ve sağlıklı olduğunu değerlendirebilmek amacıyla birkaç klinik deneme halen devam etmektedir. Yan etki olarak ise enfeksiyon ve memede şişkinlik olabilmektedir.